Otizm tarama testi zorunlu olsun

Her 150 çocuktan birinin otizm riski taşıdığını belirten uzmanlar, erken teşhis açısından tarama testlerinin zorunlu sağlık hizmeti olması talebinde bulunuyorlar.

Otizm Platformu Koordinatörü Aylin Sezgin, yaptığı açıklamada, otizmin doğuştan geliştiğini, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından veya işleyişinden kaynaklandığını belirterek, daima 3 yaşından önce ortaya çıkan otizmin bireylerin sosyal, iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkilediğini söyledi.

Tüm dünyada bilimselliği kabul edilmiş DSM-V miktartlerine göre her 150 çocuktan birinin otizm riski taşıdığına dikkati çeken Sezgin, bu kriter baz alındığında Türkiye’de tüm nüfus içinde 450 bin, 0-14 yaş grubunda ise 125 bin otistik çocuk bulunduğunu belirtti. Sezgin, otizm konusunda ailelerin bilinçlenmesi ve teşhis yöntemlerindeki gelişmeler nedeniyle 0-6 yaş grubunda teşhis adetsının giderek arttığını ifade etti.

Otizmin diğer engel gruplarından en önemli farkının, otizmli çocukların erken tanı ve normalin üstünde eğitimle sorunların giderilmesinde büyük kazanımların sağlanması olduğuna işaret eden Sezgin, platform olarak erken teşhis açısından tarama testlerinin zorunlu sağlık hizmeti olmasını talep ettiklerini söyledi.

Sezgin, otizmin bugün açısından kabul edilen en önemli tedavi aracının, erken yaşta verilmeye başlanan yoğunlaştırılmış ve bireyselleştirilmiş özel eğitim olduğunu vurgulayarak, “Erken yaşta tanı alarak, doğru yöntemlerle ve normalin üstünde biçimde eğitim alan otizmli çocukların büyük çoğunluğu, bireysel ihtiyaçlarını karşılar duruma gelebilir, okula gidebilir ve yaşıtlarının içerdiği bazı becerileri edinerek toplumda yerine alabilir” diye konuştu.

Dünyada bilimsel olarak kanıtlanan normalin üstünde eğitim süresinin haftada 40 saat olduğunu dile getiren Sezgin, Türkiye’de devlet desteğiyle verilen aylık 10 saatlik eğitimin oldukça yetersiz olduğunu ifade etti. Sezgin, Türkiye’nin ekonomik şartlarını da göz önünde bulunduran Otizm Platformu’nun bu sürenin aylık 40 saate çıkmasını istediğini kaydetti.

Sadece 2 bin 114 çocuk eğitim alıyor

Türkiye genelindeki devlet okullarındaki otistik öğrenci adetsının yalnızca 2 bin 114 olduğuna dikkati çeken Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Otistik çocukların ve ailelerinin eğitim gereksinimlerinin karşılanmasının önündeki en önemli engel, ülkemizde otizmli çocuklara eğitim ve terapi verecek donamında ve gerekli adetda öğretmen ve terapist olmaması ve yetiştirilememesidir. Bu engelin en önemli kaynağı ise üniversitelerimizde gerekli adetda program ve öğretim üyesi bulunmamasıdır. Kurumlar üstü bir öneme sahip bu konunun ivedilikle çözüme kavuşturulabilmesi açısından geçici basit çözümlerden kaçınılmalı, kalıcı, orta ve uzun dönemli yöntemlerle bu eğitim açığı doldurulmalıdır.”

‘Farkında mısınız’ kampanyası

Birleşmiş Milletler’in (BM) otizme dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla 2 Nisan’ı “Dünya Otizm Farkındalık Günü”, nisan ayını da “Otizm Farkındalık Ayı” olarak ilan ettiğini hatırlatan Sezgin, bu ay boyunca otizmle ilgili araştırmaların teşvik edildiğini ve bilinirliliğin arttırılarak, erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Sezgin, 16 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelişiyle oluşan Otizm Platformu’nun da etkinlikler düzenleyeceğini bildirerek, “Farkında mısınız” adlı bir kampanya hazırladıklarını söyledi.

Kampanya kapsamında, tanıtım broşürleri, posterler, e-posta bilgilendirmeleri, radyolarda yayınlanmak üzere özel jingle hazırladıklarını, alışveriş merkezlerinde tanıtım stantları kuracaklarını anlatan Sezgin, “Bu çalışmaların ülke genelinde yaygınlaşması açısından otizmden etkilenen ailelerin yanı sıra iş dünyasından duyarlı bireylerin ve medyanın da desteğini bekliyoruz” dedi.

]]>