Kanserden korunma reçeteleri

Uzmanlar, kanser artık tedavi edilebilir bir hastalık olsa da tedbiri elden bırakmamak ve kansere karşı korunmak açısından önceden önlem almak gerektiğini belirtiyor. Bu önlemlerin başında da kanserden koruyucu besinler tüketmek geliyor. İşte kanserden koruyucu özelliğe sahip besinler…

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kansere karşı nasıl beslenilmesi gerektiği yolunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Prof. Dr. Topuz’dan kanserden korunma reçeteleri…

Kolon kanserine deve dikeni sütü

“Kolon kanserlerine gelince, kolon kanseri yapan nedir? Bir kere kabızlık en önemli faktör. Onun açısından bağırsaklarımızı muhakkak yumuşak tutalım. Kırmızı etten kaçalım. Mesela dandelion denilen bir madde vardır. Türkiye’de henüz yok . Sonra taysıl dediğimiz deve dikeninin sütünden alınan bir madde vardır ki aşağı yukarı 30-40 yıldır Alman tıbbında 3-4 bin senedir dünya tıbbında vardır karaciğer kanserini korur. Kolon kanseri riski olanların günde bir gram calsium 100 mg aspirin alması lazım. Hasta olanların ise yoğurt yemesi lazım sürekli olarak.”

Sucuk, salam ve sosisten sakının

“Beyaz un, ak şeker, konserve, sucuk, salam, sosis, hazır meyve suları, margarin; bunlar daima kanserojen maddelerdir. Soya yağı ve keten tohumu meme kanseri olan ve sektörleri pozitif olan hastalara vermeyin. Ancak soya yağı, soya sütü, keten tohumu çocuğumuz küçük ve kansere meyli varsa o zaman korur. Bakın ne derece çelişkili.”

Kanser olan süt içmesin

“Büyüme hormonu sütle de vücuda geçiyor. Bu sütü çocuklar açısından söylemiyorum kanserli hastalara verdiğimiz zaman kanserde insülin seviyesini yani kanserojen maddeyi de yükseltiyor. Kanser hastaları neler yapmalı? Bir kere kilo almamalılar. Spor yapmalılar. Yağlı gıdalardan kaçmalılar. Hormonlu gıdalar almalılar. Doğum kontrol hapı da almalılar.”

Doğum kontrol hapına dikkat!

“Kadınlar lakin memesinde fibrokist, ailesinde kanser varsa menopoza girdiği zaman kesinlikle hormon almamalı ve muhakkak çok sık meme kontrolleri yaptırmalı. Doğum kontrol hapını bir seneden fazla kullanmayın. Bir sene dinlenin. Çünkü over (yumurtalık) kanserini korur meme kanserini artırır.”

Yoğurdu evinizde yapın, keçi peyniri yiyin, cevizi de unutmayın!

“Yoğurdun üzerindeki yeşil su mideye zararlıdır. Brokoli, karnabahar, lahana, kırmızı lahana, kıvırcık salata, semiz otu, kırmızı turp salatası, kereviz, yeşil kabak ama bunlar mevsiminde yiyeceksiniz, turfanda değil… Ayrıca bunlar kemoterapi esnasında yenmeli. En makbul gıda, en ucuz gıdadır. Şimdi soğan ve sarımsağa gelelim.

Ceviz çok faydalı, günde 4-5 acıbadem yenmeli. Kavrulmamış kayısı çekirdeğini 5 taneden fazla yemeyin, içinde bir madde vardır 15 tane yerseniz diğer tarafa gidersiniz. 3 kara üzüm, kara erik, kara kayısı ama tazesini yiyeceksiniz. Kışın ise güneşte kurumuş gül kurusu makbuldür. Yoğurdu evde yapacaksınız. Katkısız olacak. Probiyotikten yapın ve soğuk sütün içine atın. Keçi peyniri ve çökelek de çok faydalıdır, özellikle karaciğer kanserine…

Süte bir bardak limon dökün, kesilsin ve içinde kalan peynirimsi kısmı dökün, suyundan bardak bardak için… Şile Ağva ve Kilyos’ta kendiniz toplayın böğürtlenleri. Kendisini yerseniz elledit asit var böğürtlenin hem yaprağında hem meyvesinde, hem kökünde. Ama meyvesi bir ay sürdüğü açısından yaprağını veriyoruz. Böğürtleni bu mevsimde yani simdi alın toplayın, bunun şurubunu yapın. Çorba kaşığıyla, kolon kanserine büyük şifadır.

Kırmızı et olarak kuzu yiyin

“Genellikle ak eti öneri ediyoruz. Balık tavuk hindi ve arkasından haftada bir kez kırmızı et veriyoruz. Ama lütfen kırmızı ette kuzu etini tercih ediniz. Çünkü daima zavallı kuzular hiçbir biçimde zehirlenmemiştir. Niye kırmızı et zararlı diyoruz. bakın hayvanlar daima otluyorlar. Etraftan inteksit (zehirlenmiş) dediğimiz otları yiyorlar o da direkt doğruya adalesine gidiyor Ayrıca biz bunlara growth factors yani büyüme hormonu veriyoruz. Bir de kırmızı etin öz yapısında kanserojen madde var. Zavallı kuzunun daha otlamadan gırtlağını kesiyoruz. Ne hormon veriyoruz ne bir şey”

Kız çocuklarınıza asla turfanda yedirmeyin

“20 yaşına kadar bu diyet yapılırsa yüzde 60 kurtulur. 20 yaşından sonra ise yüzde 20 korur. En çok kadınlarda görülen meme kanseri; kız çocuklarını hormonal beslenmelerden uzak tutmak lazım. Tüm gıdalarımızda hormon var. 15 Eylül’den 1 Ekim’e kadar domatesinizi salçanızı yapın. Sakın turfanda yemeyin. Karnabahar varken brokoli yemeyin. Brüksel lahanası değil, oturun 400 liralık lahana yiyin. Lahana brokoli semizotu karnabahar meme kanserinin en büyük düşmanları. 12 yaşında erken buluğ, meme kanseri açısından çok önemli bir potansiyeldir, meme kanserini arttırır. Haftada 3 kez yada daha fazla fast-food yiyen gençlerde beyin kanseri enf kanseri ve kan kanseri 3 kat fazladır. Haftada 1 kere yesinler.

En faydalısı kanola yağı

“Fındık yağı, kanola yağı, zeytinyağını öneri ediyorum. Kanola yağı dünyada çok yaygın Türkiye’ye de taze girdi ve en ucuz en kaliteli bitki yağıdır. Kanola ve zeytinyağı, keten tohumu ve soya yağı vermeliyiz çocuklara. Kadınlara kansere yakalanmadan önce vermeliyiz ama kadın kansere yakalandıysa bunları vermeyiniz çünkü kanseri azdırır. İlk başta korur sonra azdırır. Kemoterapide trombosit düşürdüğü iddia edilir. Isırgan yaprağı ısırgan kökünün çayı prostat kanserine faydalıdır Yeşil çay prostat, meme, kolon ve mide kanserlerine karşı korur lakin iki kupa içeceksiniz. Şöyle birleştiriyorum hastalarıma; bir yeşil çay iki böğürtlen yaprağı üç limon kabuğu dört ısırgan yaprağını karıştırın.”

ABD’nin önde gelen sağlık ve tıp yazarlarından Dr. Maggie Greenwood-Robinson’un kaleme aldığı “Kanserle Savaşan Yiyecekler” adlı kitap, Prestij Yayınları tarafından piyasaya sunuldu. Yapılan araştırmaların, bütün kanser türlerinin yüzde 70’inin kötü diyetle bağlantılı olduğu, sağlıklı diyet ve beslenmeyle de kansere yakalanma oranının düşürülebileceği vurgulanan kitapta, Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü (AICR) ile pek çok bilim adamınca kanser ve beslenme ilişkisi üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriliyor.

AICR’ye göre, günde 5 boyut sebze ve meyve yenmesi kanser riskini yüzde 20’den daha fazla düşürüyor. Kitapta, kansere karşı en koruyucu sebze ve meyveler; havuç, soğan, sarımsak, brokoli, yeşil yapraklılar, domates, narenciye ve baklagiller olarak sıralanıyor.

“Gelecekte kanserle savaş çabalarının ‘mucize haplar’ yerine diyetsel ayarlamalar etrafında döneceği” vurgulanan kitapta, doymuş ve trans yağların; prostat, kolon ve göğüs kanserleriyle ilişkili olduğuna işaret ediliyor.

Kitapta, beslenmede kırmızı et ve hayvansal yağlarda olan doymuş yağlar ile katı margarin ve katı yağlar olarak bilinen trans yağların hücre zarlarına kötü etki verdiği, bu sebeple de hücreleri istilacılara karşı koruyamadıklarına işaret edilerek, beslenmede yağ oranının mutlak suretle düşürülmesinin önemine değiniliyor.

“Lifli yiyecek tüketiminin artırılması ve güçlü bir kanser savaşçısı olan C ve E vitaminlerinin fazlaca alınması” önerilen kitapta, “Eğer aktif kalırsanız, sağlıklı bir kiloyu koruyup, sigara içmezseniz ve doğru beslenmeyi sürdürürseniz, kanser riskiniz yüzde 70’e kadar azalır” deniliyor.

]]>