Kalp sağlığınız açısından kolesterolünüze dikkat edin

Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek, HDL kolesterolün düşük olması, hasta açısından risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. İşte kalp sağlığı açısından önemli bir faktör olan kolesterol hakkında bilmeniz gereken her şey…

Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kardiyovasküler risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse değiştirilmesi, tedavinin temel noktalarından birisidir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol yüksekliği dışındaki kardiyovasküler risk faktörlerine de sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörlerinin düzeltilmesi ile kardiyovasküler kalıcı hasar ve ölüm riski kesin olarak azaltılır.

Hipertansiyon

Her yaş, cins, ırk açısından önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür ve hem büyük hem küçük tansiyon yükseldikçe kardiyovasküler risk artmaktadır. Hipertansiyon tedavisi ile kardiyovasküler risk azalmaktadır.

Lipid (yağ) metabolizma

Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları; majör ve düzeltilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Yapılan tüm büyük çalışmalarda serum kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler risk arasındaki ilişki gösterilmiştir. HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Diyetin kolesterol içeriği ile kardiyovasküler risk arasında da direkt ilişki vardır.

Kardiyovasküler risk faktörleri
– Hipertansiyon
– Lipid (yağ) metabolizması bozukluğu, kolesterol yüksekliği
– Sigara
– Diyabetes mellitus (şeker hastalığı)
– Şişmanlık
– Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam
– Yüksek hematokrit
– Artmış trombojenik faktörler
– İleri yaş
– Erkek cinsiyet
– Aile öyküsü
– Tip A kişilik yapısı
– Östrojen eksikliği
– Alkol yoksunluğu
– Fibrinojen yüksekliği
– Ürik asit yüksekliği
– Lipoprotein (a)
– Belirgin beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı

Şişmanlık

Şişmanlık ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak şişman hastalarda, hipertansiyon, fiziksel aktivite azlığı, diyabetes mellitus (şeker hastalığı) ve lipid metabolizması gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine de daha sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörler, şişmanlığın bağımsız etkisini maskeleyebilir. Günümüzde şişmanlık tanım ve sınıflandırmasında beden kitle indeksi kullanılmaktadır. Beden kitle indeksi = Beden ağırlığı( kg) / Boy(m)2 formülü ile hesaplanır. Örneğin: Vücut ağırlığı 85 kg, boyu 1.74 m olan bir insanda; kitle indeksi= 85/1.74×1.74= 28′dir.

Beden kitle indeksine göre kilo durumu şöyle:
– 18.5 zayıf
– 18.5-24.9 normal (sağlıklı)
– 25-29.9 fazla şişman (gürbüz)
– 30-39.9 şişman
– 40 tehlikeli şişman

Yetersiz egzersiz

Yetersiz egzersiz; kardiyovasküler riski artırır. Öte yandan sedanter (enerjinin harcanmadığı) yaşam, kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı kontrolünü zorlaştırır. Düzenli egzersiz yapanlarda, koroner arter hastalığı riski de azalır.

Diyabet

Diyabetes mellitus (şeker hastalığı); iyi bilinen bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Ayrıca diyabetik hastalarda lipid (yağ) metabolizması bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır.

Östrojen eksikliği

Östrojen hormonunun eksikliği kardiyovasküler hastalık riskini artırır, yani koruyucu etkisi olan östrojen azalıp kaybolunca kalp krizi, felç geçirme, bacak atar damalarında tıkanma gibi damar hastalıkları riskleri menopoz öncesi döneme göre artış gösterir. Ortalama olarak menopoz sonrası 5-6 yıl içinde kadınların damar hastalıkları yönünden riskleri aynı yaştaki erkeklere ulaşır.

Sigara

Sigara; koroner arter hastalığı sıklığını artırdığı gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin etkisini de artırır. Sigara içimi, Türkiye’deki en önemli sağlık problemlerinden birisidir ve ne yazık ki kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Sigaranın bırakılması ile koroner arter hastalığı riski azalır ve bu azalma 12 ay sonra en belirgin hale gelir.

]]>