Tiryaki babaların çocuklarında kanser riski fazla

Yapılan araştırmalar, sigara içen babaların çocuklarında kanser riskinin daha fazla olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, sigara içen babaların çocuklarında, sigaranın spermler üzerindeki etkisi nedeniyle başta akut lösemi olmak üzere kanser riskinin arttığını gösteren araştırma sonuçlarının olduğunu söyledi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Ökten, açılışta yaptığı konuşmada, sigara kullanımının zararlarına ilişkin her geçen gün taze bulguların ortaya çıktığını belirterek, sigara içenlerin yaklaşık yarısının genç yaşlarda sigaraya bağlı kanserler, kalp damar hastalıkları ve akciğer hastalıklarından dolayı yaşamını yitirdiğini söyledi.

Pasif içicilikten de her yıl binlerce kişinin hastalanarak hayatını kaybettiğini vurgulayan Ökten, “Sigara içen babaların çocuklarında, sigaranın spermler üzerindeki etkisi nedeniyle başta akut lösemi olmak üzere kanser riskinin arttığını gösteren araştırma sonuçları var” dedi.

Ökten, sigara kullanımının direkt ve dolaylı etkilerinin anlatılması ve farkındalığın artırılmasına ilişkin olarak özellikle sağlık çalışanlarına önemli görevler düştüğünü ifade ederek, “Doktorların ve hemşirelerin hem kendi sağlıklarını hem ailelerinin sağlığını korumaları hem de topluma örnek oluşturmak açısından sigara içmemeleri gerekir. Oysa fakültemizde yapılan anketlerde, tıp öğrencilerimizin yüzde 25′inin, hemşirelerin yüzde 50′sinin sigara içtiklerini öğrendik. En kötüsü tıp öğrencilerinin yüzde 50-60′ının sigaraya tıp fakültesine başladıklarını belirledik” diye konuştu.

Nikotin anne sütünde var olmayı sürdürür

Ankara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldırım Beyatlı Doğan da psikiyatrik açıdan sigara bağımlılığına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sigarının beyin üzerinde direkt bir etki yaptığını anlattı.

Nikotinin “hoşnutluk” duygusu yarattığını belirten Doğan, şunları kaydetti:

“Hoşnutluk, kişinin kendilik algısında belirli bir yükselme ile dikkati çeker. Kişinin buna bağlı kan basıncı yükselir, kalp hızı artar ve deri damarları kasılır.

Nikotin ayrıca, beyin ve bağlantılı yapılarda uyanıklık yaparken iskelet kaslarında gevşemeye yol açar. Nikotin, kordon kanında ve anne sütünde var olmayı sürdürür. Hamile annelerin sigara tüketmeye davam etmesi ceninin nikotin etkisine maruz kalması demektir. Bu da bebeğin ileride nikotin bağımlısı haline gelmesinde hazırlayıcı bir zemine yol açmaktadır.”

Doğan, sigara kullanımına ne denli erken başlanmışsa bırakılmasının da o kadar zor olduğunu ifade ederek, “Sigara bırakıldığında, kanın damarlarda pıhtılaşma hali azalır. Dokuların aldıkları oksijen miktarı artar. Sigara içenlere göre yaşam süresi uzar” dedi.

6 denemeden sonra…

Ankara Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Gönüllü ise sigara içen yetişkinlerin yüzde 75′inden fazlasının sigarayı bırakmak istediklerini ve en az yüzde 60′ının bunun açısından girişimde bulunduklarını söyledi. Bu girişimlerin daima başarısızlıkla sonuçlandığını aktaran Gönüllü, “Bu durum her ne derece cesaret kırıcı olsa da bırakıp tekrar başlayanlar sonucunda bu amaçlarına ulaşabilmektedir. Sigarayı bırakanların yüzde 20′si bunu ilk seferde başarırken yüzde 50′si lakin 6 denemeden sonra bırakabilmektedir” diye konuştu.

Sempozyum, öğleden sonra “Sigara Bırakma Grup Görüşmesi”, “Öğrencilerimiz ve Sigara”, “Sigara ile Mücadele” ve “Gençlerde Sigara Salgını” başlıklı oturumlarla devam edecek.

]]>