Sinir ve strese karşı karabaş otu

Geçmişten günümüze şifa kaynağı bitkilerden biri olarak gelen karabaş otunun ağrı kesici, yatıştırıcı, balgam söktürücü ve idrar yollarında mikrop öldürücü özelliklere içerdiği yüzyıllardır biliniyor. Yapılan bilimsel araştırmalar bu bilgileri doğrulamış ve karabaş otunun bilinmeyen bazı özelliklerini ve faydalarını da ortaya çıkarmıştır.

Sinirsel baş ağrısı, uykusuzluk ve yüksek tansiyon gibi şikâyetlerde daha çok etkili olan karabaş otu, damar açıcı ve vücutla bağırsakları da kuvvetlendirici özelliklere de sahiptir. Ayrıca makat hastalıklarına karşı da etkilidir. Karabaş otu suyu tarçın, karanfil, kimyon, kişniş gibi maddelere içilirse el ve ayak titremelerinden kurtarır.

Bu bitkinin yaklaşık 120 türü ülkemizde doğkırmızı olarak yetişmektedir. Çok yıllık bir bitkidir. Karabaş otunun boyu 30-100 cm. arasında değişir. Bu bitkiye rutubetli yol kıyılarında, kayın ve ladin ormanlarında rastlanır. Gül alsı renkte ve çok güzel çiçekleri vardır. Çiçeklenme dönemi haziranda başlar ve ekime kadar sürer.

Karabaş otu ülkemizde; Kırklareli, İstanbul, Bolu, Kastamonu, Amasya, Giresun, Rize ve Erzurum illerinde doğkırmızı olarak yetişir. Bu bitki, çiçeklenme süresinin uzun olması nedeniyle önemli ballı bitkiler listesinde yer almaktadır. Karabaş otunun balı oldukça aleni sarı renkli olup kısmen geç kristalleşir.

Osmanlı döneminde karabaş otu

Karabaş otunun kullanımı çok eski tarihlere dayanır. Osmanlı döneminde, eczanelerde koleraya karşı kullanılması açısından ferman çıkartılmıştır. Birinci Dünya Savaşında yaralardaki mikropları öldürmek amacıyla bol ölçüde kullanılmıştır.

Karabaş otunun iç hastalıklara etkisi

Karabaş otunu hiç bir hastalığa karşı önleyici olarak kullanmayınız. Ancak, rahatsızlığın ortaya çıkmış olması durumunda yalnızca yardımcı tedavi amaçlı kullanınız. Önleyici olarak kullanılmamasının en önemli nedeni vücudumuzdaki bazı çok önemli enzimler açısından inhibitör etkisi gösterebilmesinden kaynaklanmaktadır.

Karabaş otunun kansere etkisi

Karabaş otunun özelliklerinden biri; akciğer ve kan kanserlerinin ilerlemesinde ve beyin tümörlerinin de genel olarak ilerlemesinde güçlü bir geciktirici ve durdurucu özelliğinin olmasıdır. Hatta, bazı akciğer, kan ve beyin kanserli hastalarda öylesine etkilidir ki onları kesin olarak tedavi edebilir. Karabaş otunun içerdiği perillyl-alkol hem hücre bölünmesini önlemekte, hem de prostat, pankreas, bağırsak ve meme tümörlerine karşı etkin özellik göstermektedir. İçerdiği geraniol maddesinin, kansere karşı koruyucu ve de tümör yok edici özelliği vardır…

Karabaş otunun kanı sulandırması

Kan dolaşımını düzenleyici özelliği yüksek oranda (yaklaşık 5 000 ppm) içerdiği rosmarinik asitten kaynaklanmaktadır. Rosmarinik asitin önemli diğer iki özelliği antiatherosclerotic (damar sertliğine karşı) ve kanı sulandırıcı özelliğinin olmasıdır.

Karabaş otunun içeriği

Karabaş otunun içerdiği 1,8-cineole; antibakteriyel, antialerjik, sedatif (sakinleştirici), antirhinitis (burun nasal membranında oluşan enfeksiyona karşı), antilaryngitic (ses tellerindeki enfeksiyonlara karşı) ve hypotensive (tansiyon düşürücü) özelliği olan bir maddedir. Genel olarak karabaş otu yirminin üzerinde antibakteriyel özellikli etkin madde içermektedir. Özellikle, içerdiği caryophyllene maddesi staphylococ ve de streptococ bakterilere karşı spesifik (özel) olarak çok güçlüdür…

Sinir ve stres açısından ne yapmalıyız?

Uzmanlar, faydasından ötürü ‘beyin süpürgesi’ dediği karabaş otunu stres altındaki kişilere öneri ediyor. İşyerinde yorucu bir gün sonrasında gerginlik ve zihin yorgunluğu hissediliyorsa karabaş çayı faydalı olabilir. Bir bardak kaynamış suda bir tutam (1-2 çay kaşığı=1,5 gr) karabaş otu 5 dakika demlendirildikten sonra içiliyor.

Karabaş otu, huzursuzluğa, sinirsel kökenli bağırsak bozukluklarına, sinirsel yorgunluğa, uyku düzensizliklerine, grip, astım ve romatizmaya iyi geliyor ve dolaylı yoldan kolesterolü düşürüyor. Günlük doz yaklaşık 3 fincan kadar…

]]>