Sevdiklerini kaybedenlere öneriler

Uzmanlara göre, kişinin yaşayabileceği üzüntülerin en büyüğü bir yakınını kaybetmek Böyle bir durumla karşılaşan kişilerin, psikolojik olarak normale dönmesi açısından zaman, sevgi ve ilgi gerekiyor. Kişi açısından en büyük üzüntülerden biri kuşkusuz, bir yakınını kaybetmektir. Birçok acının tarifi yapılabilir lakin, ölüm nedeniyle bir yakınını kaybeden kimsenin yaşadığı acının tarifi henüz bulunamadı.

“Gözyaşı döktük”
Bu konuyla ilgili uzun yıllardır araştırmalar yapıldığını belirten ABD’li psikolog Kevin Burks, “Birçoğumuz, kaybettiğimiz yakınlarımız açısından günlerce, aylarca belki yıllarca gözyaşı döktük. Kısaca bu acının en önemli ilacı zamandır. Bu acıyı unutmanın özel bir yolu yok. Önce bu gerçeği kabul etmemiz gerekiyor.” diyor

“3 yıl bile sürebilir”
“Bu geçeği kabullenip geleceğe yönelebilmek açısından bir kaç ay yetmeyebilir. Yapılan araştırmalar, insanların bu tür kayıplardan sonra yaşadıkları yasın aynı şiddette, bir buçuk, iki, hatta üç yıl bile sürebildiğini göstermektedir. Bazılarımız ise bu yas tepkilerini geçiştirmiş, yok saymış ya da ertelemiş ve sonuçta tam manasıyla yaşayamamış olabilir. Kadınlar, erkeklere göre ölüm şokunu daha uzun ve daha derin yaşıyor” diyen Burks’ün yakınını kaybedenler hakkında düşünceleri ve önerileri ise şöyle:

Yokluğuna alışmak
Çok sevdiğiniz bir kişinin, artık hayatta olmayacağı gerçeğine alışmak zor olsa da, geçen süre ve yaşanan olaylar, kişinin direncini artırır. Bunu daha kısa bir zamana indirmek açısından, o kişinin yaşadığı sonun “Hayatın gerçekleri” konumuna koymanız gerekiyor. Beyninizin bu gerçeğe alışması açısından, mücadele etmeniz gerekecek. Elbette, çaba göstermeden mutluluğu yakalayamazsınız. Çevrenize bakın, ne büyük acılar yaşamış lakin yine de ayakta kalmayı başaran kişileri mutlak suretle göreceksiniz.

Duygusal sarsıntı
Bir yakınını kaybeden kadın duygusal açıdan sarsılır. Duygular sanki iç içedir ve sürekli yer değiştirir. Kimi uyarıcı olarak algılanan olaylar karşısında birden bire yoğunluk kazanabilir, bazen ise hiçbir şey hissetmeyecek hale gelebilir. Tabi ki yaşanan duygular, şartlara uyum sağlamak açısından gösterilen normal tepkilerdir. Bu duyguları yaşayan kadın, tarihle her şeyin normale döneceğini düşünmeli. Kendisini bu biçimde motive etmeli. Özellikle bir dostunu kaybeden kadınlar, psikolojik olarak normale dönmeleri açısından, dostluğa, sevgiye ve ilgiye ihtiyaçları vardır. Geçen süre içinde, bu üç önemli unsur birleşirse, kadın kendini yenileyebilir.

Farklı korkular sendromu
Bir yakınını kaybeden kişi, birbirine zincirleme korkular yaşamaya başlar.

Ölüm acısını yaşayanlar normalin üstünde bir biçimde korku duyar. Korku, kişinin bir tehlike olarak algıladığı duruma yönelmiş bir gerilim olgusudur. Yaşanan ölüm olayının, kişi açısından beklenmiyor olması, acının daha da çoğalmasına sebebiyet olur.

En büyük sorun
Gelecek korkusu, o kişinin eksikliğini hissetme korkusu, yalnızlık korkusu ve yaşayacağı üzüntünün kendisinde bırakacağı etkilerin ağır olacağı korkusu gibi, birçok korku, özellikle kadınların en büyük sorunu olarak karşımıza çıkar.

Geçmişi hatırlamak
Böyle bir yapıda olan kadın, geçmişte o kişiyle yaşadığı olayları hatırlar ve üzüntüsü bir kat daha artar. Geçmişte yaşananları mümkün olduğunca aklına getirmemek gerekiyor. Hayatın her acıya rağmen devam ettiği unutulmamalı.

]]>