Radyoterapi hastalarına uzman önerileri

Uzmanlar, iyi beslenme ve dinlenmenin şart olduğu radyoterapinin; sanılanın aksine yan etkilerinin az, sağladığı faydaların ise fazlaca olduğunu belirtiyor. Hastaların bazı küçük noktalara dikkat etmesiyle radyoterapi ile tedavinin başarı oranı da artıyor.

Radyoterapi süresince sağlığa özel bir önem göstermek gerektiğini söyleyen Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Radyasyon Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Melahat Garipağaoğlu, dikkat edilmesi gereken üç önemli noktayı anlattı:

Beslenme: Dengeli beslenme, tedaviye bağlı oluşabilecek halsizlik gibi yan etkileri azaltıyor. Yüksek proteinli besinlerin tercih edilmesinde yarar var. Et, yoğurt, baklagiller, yumurta, süt, balık en değerli proteinli yiyecek kaynağı arasında yer alıyor.

Dinlenme: Tedavi sırasında normal yaşantı mümkün olduğunca devam ettirilmelidir. Ancak, hastaların dinlenmeye özen göstermesi gerekiyor.

İlaçlar: Hastaların sürekli olarak kullandığı ilaçlar varsa, doktor bu konuda bilgilendirilmelidir.

En sık görülen yan etkiler

Radyoterapinin yan etkileri, uygulandığı organ ve dokulara göre değişiyor. Bununla birlikte en sık iştahsızlık, bulantı görülüyor.

Radyoterapi sırasında görülen yan etkilerin çoğu tedavi bitiminden kısa bir süre sonra tamamen kayboluyor ya da çok azalıyor. Sanılanın aksine radyoterapi ağrı vermeyen bir işlem.

Çevredeki insanlara ışın yaymak gibi bir durum söz konusu değil. Başa ya da omuz bölgesine radyasyon uygulanmadıkça saç kaybı görülmüyor. Tedavi süresince normal hayatın sürdürülmesinde bir sakınca yok.

Üç boyutlu radyoterapi ve klasik radyoterapinin farkı nedir?

Radyoterapide temel amaç, sağlıklı dokuları olabildiğince koruyarak, tümör ve hedef dokularda radyasyon dozunun artırılmasını sağlamak. Son 10 yılda gelişen radyoterapi teknikleriyle tümör ve hedef dokularda radyasyon dozunun artırılmasıyla tedavide de başarı oranının arttığı gözleniyor.

Üç boyutlu radyoterapi tekniğiyle tümör ve hedef dokulara, seçici olarak yüksek doz ışın vererek, hastalık tedavi edilirken normal sağlıklı dokuların maruz kaldığı radyasyon dozunun, hasar görülmeyecek düzeye azaltılması sağlanıyor.

Klasik radyoterapiye oranla baş-boyun kanserleri, beyin tümörleri, meme kanserleri, prostat kanserleri, pankreas kanserleri gibi birçok kanser tipinde tedavi başarısını artırıyor.

]]>