Otizmli çocukların eğitimi nasıl olmalı?

Genellikle 3 yaşından önce başlayan, iletişimi olumsuz etkileyen, sosyal hakkı tamamen elden alan, çocukların davranışlarını sınırlayan ve tekrar davranışlara yol açan otizm hastalığı ciddi bir rahatsızlıktır. Bu rahatlığı yaşayan çocukların diğer sağlıklı çocuklara göre özel bir eğitim almaları ve eğitimlerinde birçok şeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, otizmli çocukların nasıl bir eğitimden geçmeleri gerektiği konusunda açıklamalarda bulundular.

Otizmli çocukların eğitimi nasıl olmalı?

Otizmli çocuğu olan ebeveynler, otizmli çocuklarını topluma kazandırma çabasında en büyük yükü üstlenen kişiler olmaktadır. Çocuklarının eğitimine destek olan ve onları sevgiden ve saygıdan yoksun bırakmadan büyütmeleri gerektiğini asla ama asla unutmamalıdır.

Otizm hastalığında çocukların beyninin büyük bir kısmı bu hastalıktan etkilenmiş oluyor. Genellikle de aileler çocuklarının 2 yaşına bastıktan sonra otizm hastası olduğunu çeşitli belirtiler sayesinde kolaylıkla anlayabiliyor. İşte bu noktada erken davranışsal ya da kavrayışsal müdahaleler çocukların kendine bakabilme yetisi ile sosyal ve iletişimsel yetiler kazanmasına yardımcı olabiliyor.

Otistikl çocukların küçük yaşlardan itibaren eğitim alması gerektiğine dikkat çeken Otizm Vakfı Yönetim Kurulu üyelerinden, Cengizhan Soneren otizmli çocukların eğitimi hakkında şunları söyledi: ”Bizim çocuklarımız hayata entegre olmada zorluk çekiyorlar. Devletin mesleki eğitimleri var ama onlar daha çok otizm dışındaki zihinsel engellilere yönelik. Çocuklarımızın hangi alanda ne derece iyi olabildiklerini anne baba olarak bizler daha iyi biliyoruz. Bu sebeple otizmlilerin mesleki eğitim alabileceği hayata entegre olacağı hayattan zevk alacağı tüketen halden üretici hale gelebileceği yöntemleri uygulayacak bir merkez oluşturmak istiyoruz. Otizmin dereceleri var hafif ve orta durumdakileri böylece hayata entegre etmeye çalışabiliriz. Ağır yapıda olanlarda bunu başaramazsak bile sahip oldukları iyi yaşantıyı sürdürecek bakım barınma ünitelerine kavuşsunlar istiyoruz.”

Vakıf Yönetim Kurulu üyelerinden Güzide Tekeş ise şunları söyledi: ”Son zamanlarda otizme engel bile demiyorlar farklı gelişim gösteren çocuklar diyorlar. Onlarda pırıl pırıl bir zeka var lakin sosyal ve duygusal olarak farklılık taşıyorlar. Onlar bizim evlerimizin prens ve prensesleri. Çok itinayla bakılıyorlar. Ritüel oluşturmada çok becerikliler bir davranışı hemen rutine sokuyorlar ve her gün onun yinelenmesini bekliyorlar. Bizden sonra alıştığı lüksler onlara temin edilmeyince algılama şekli ‘ritüellerim bozuldu şimdi ne yapacağım’ olacak. Bunun bunalımını yaşayacak. Yaşadıkları düzenin sürekli süregelmesi gerekiyor ki kendilerini mutlu hissetsinler. Bu sebeple böyle bir merkezin hayata geçirilmesi önemli. Yani yönetim kurulu üyelerinden memur olmayanlara ücret ödenir. Biz ise huzur hakkını kesinlikle istemedik vakıf senedine koymadık. Çünkü yönetim kurulunda ben de olmak istiyorum diyen her kişinin yalnızca bu amaçlara hizmet etmesini sağlamak istedik. Paraların harcanmasına yönelik maddeyi koyarken ‘Gelirlerin üçte ikisinden fazlası amaçlar doğrultusunda harcanacaktır’ dedik. Yani huzur hakı yok yönetim giderlerinden dolayı size masraf ödenmeyecek. Yönetim Kurulu üyesi kendi cebinden harcayacak masraf edecek gönüllülük esasına dayanacak.”

]]>

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir