Oruç tutan kişiler açısından sağlık ve beslenme önerileri

Oruç tutan kişilere öncelikle, ALLAH kabul etsin diyor ve oruçlarını sağlıklı bir biçimde tutmaları açısından, Saglik Siteniz.Com olarak bir takım sağlık önerilerinde bulunuyoruz. Bu yıl Ramazan aynının Temmuz sıcakları ve uzun günlere denk gelmesi, oruç tutan kişiler açısından dikkatli olmasını gerektiriyor. Sahur ve iftarda alınan besinler, oruç tutulan saatlerde kişinin sağlık durumunu, motivasyonunu ve günlük performansını etkiliyor. Oruç tutn kişiler açısından ramazan ayında sağlıklı beslenmeleri adına önemli bilgiler vermekteyiz…

 

Uzun Ramazan günleri metabolizmayı olumsuz etkiliyor
Yaz sıcaklıklarının iyice hissedilmeye başlandığı bu günlerde sıcaklıkların etkisi ile oruçlu olmak elbette bu süreci iki kat daha zorlaşır. Sıcakların etkisi ile oruç tutan kişiler sağlık açısından bazı olumsuzluklar yaşayabilmektedir. Uzun süren iştah süreçleri sağlıklı kişide ciddi bir sağlık problemi oluşturmasa da kişinin metabolizmasını olumsuz etkileyebilir. Örneğin uzun süren iştah süreçleri sonucunda sağlıklı bir kişinin metabolizmasında bile oluşabilecek durumları şöyle sıralayabiliriz:

* Kandaki trigliseridler artar,
* Kan şekeri düşer,
* Dikkat azalır,
* Kan basıncı düşer ya da yükselir,
* Atletik performans azalır
* Halsizlik olur,
* İş verimi azalır.

Ramazan’da öğle uykusu kan şekerinin düşmesini önler
Oruç tutulan günlerde kişilerde gün içerisinde “uyuma isteği” oluşması da doğaldır. Açlığın hissiyle kan şekeri düştüğünden kişide uyuklama halleri yaşanabilmektedir. Kan şekerinin düşmesi ile kişide halsizlik, hatta sinirlilik görülebilir. Kan şekerinin düşmesini engelleyebilmek açısından sahurda lifli gıdalara yer verilmesi bir önlem olabilir. Kan şekerinin düşmesinin engellenmesi ile gün içerisinde uyuklama hallerinin de önüne geçilmiş olunacaktır. Sahur ve iftarda tükettiği Ağır, yağlı, acılı ve baharatlı yemekler de uykusunu kaçırabileceğinden dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Mümkünse kısa sürelerle vücudunuzu ve zihninizi kısa öğle uykusuyla dinlendirmek gerekir.

Kronik sağlık sorunları oruca engeldir!
Ramazan günlerinin, iştah yaşamadan ve sağlıkla geçirilmesi düşüncesi elbette herkesin hoşuna gidecektir. Sağlıklı erişkinler hiçbir sağlık problemi yaşamadan rahatça oruç tutabilirler. Ancak bir takım sağlık problemleri, kronik rahatsızlıkları olan kişilerin bu süreçte yaşayabileceği olumsuzluklar daha da artabileceğinden, oruçlu olduğu günleri çok sıkıntılı geçirebilmektedirler. Hipertansiyon, diyabet, kalp, karaciğer ve böbrek hastalığı olanların ya da epilepsi, migren, mide, duodenum ülseri, kanser gibi kronik hastalığı olanların, oruç tutması sakıncalıdır. Çünkü saydığımız tüm bu sağlık sorunları, genelde diyeti, sık ve az tüketmek yiyeceği gerektiren ve düzenli ilaç kullanımın söz konusu olduğu durumlardır. Bu yüzden oruç tutmaları sağlıkları açısından sakıncalı gözükmektedir. Gün içerisinde ilaç kullanımının saatlerinde değişiklik yaparak oruç tutmayı düşünen hastaların mutlak suretle doktorlarına danışması, en azından doktor kontrolünde, doktorların izni ile bu dini görevlerini yerine getirmelidirler Çünkü bu tür sağlık problemleri yaşayan kişilerin oruç tutması var olan hastalığının seyrini kötü etkileyebilir; hatta tedavisini sonuçlarını olumsuz olarak verebilir.

Taş hastaları iftardan sahura kadar bol sıvı almalı
Taş hastalığına yatkın olan kişilerde, böbrek taşı oluşma riskinin artması gibi sağlık problemleri oruç tuttuğu dönemlerde olabilmektedir. Bu sebeple taş hastalığına yatkın olan kişilerin, iftardan sahura kadar bol sıvı alımına dikkat etmesi gerekmektedir. Hamilelerin, çocukların, ağır işlerde veya aşırı dikkat gerektiren işlerde çalışanların oruç tutması kesinlikle önerilmemektedir. Ağır işlerde çalışanların iştah sürecinden kaynaklanabilen dikkat dağınıklığı ile iş kazalarının olması kaçınılmaz olabilmektedir.

Reflüsü olan kişiler sahurdan hemen sonra uyumamalı!
Oruç tutarak geçirilecek ramazan günlerinde günde tüketmek yenilemediği ve ramazan ruhunu en iyi biçimde hissedebilmesi açısından sahur ve iftardaki yemeklere ayrı bir özen gösterilir. Sahur normal kahvaltıdan, iftar ise gece yemeğinden daha zengin hazırlanır; bu sebeple Ramazan ayı ile birlikte beslenme alışkanlıklarında da büyük değişiklikler olur. Ancak gün boyu süren iştahın etkisiyle iftarda boş mideye birden yüklenmek ya da sahurda acıkmamak açısından aşırı ve dengesiz beslenme yapmak doğru değildir. Bunlar bu süreç içinde yapılan en büyük hatalardan birkaçıdır. Her zaman önerildiği gibi Ramazan ayında da amaç, gerekli ve sağlıklı beslenmeyi sağlayabilmektir.

Sahurdan sonra genelde yatıldığı açısından hafif gıdalar tüketilmelidir. Tuzlu ve yağlı yiyeceklerden sakınılmalı; lifli gıdalar ve sıvı alımına özen gösterilmelidir. Sahur sonrası yatıldığında baş yüksekte olmalıdır. Bu durum özellikle reflü rahatsızlığı olan kişilerin dikkat etmesi gereken bir durumdur. Mümkünse başta reflü hastalığı gibi sorunları olan kişiler sahur sonrası yatmamalıdırlar. İftarda ise, önce hafif bir çorba ile oruç açılmalı, namaz kılınacaksa kılınıp namazdan sonra iftar yemeğine yine devam edilmelidir. İftar yapıldıktan sonra tokluğun hissiyle oluşabilecek uyku en az yemekten 2 saat sonra olmalıdır. Oruç tutarken tamamen hareketsiz kalmak da doğru değildir. Hafif egzersizler ya da ayaklara yürüme egzersizi yaptırılarak kan dolaşımını kolaylaştırabilirler.

Uyku kalitesi oruç bitince normale döner
Ramazanda sahura kalkmak başta çalışanlar açısından uyku sürelerinin kısalmasına ve uyku düzeninin değişmesine sebep olacaktır. Uyku düzeninin değişmesi kişilerde, bazı hormonların ritminin( ACTH ve Melatonin gibi) bozulmasına olanak sağlar. Uyku problemlerinin oluşması ve uyku problemlerinin etkisiyle günlük yaşantılarında uyum konularında sorun yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır. Oruç tutan kişiler 24 saat içindeki toplam uyku sürelerini Ramazan öncesinde olduğu gibi tutmaya çalışması uyku sürelerini dengelemek açısından alınabilecek bir önlemdir. Ancak uyku açısından yaşanan bu tür problemler kalıcı bir bozukluk oluşturmadığından; uyku kalitesi oruç bittikten bir süre sonra normale döner.

Oruçluyken soğuk su ile duş alın günde dışarı çıkmayın
Oruçlu iken zaten sıvı alımı yapılamayacağı açısından sıcak ortamlarda bulunmak, terlemeyi artırarak vücutta var olan suyun da kaybedilmesine ve buna bağlı olarak susuzluk hissedilmesine sebep olacaktır. Bunun sonucu olarak kanın akışkanlığı azalıp risk grubunda olanlarda damar tıkanıklığı yaşanabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında kalp ve damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon yakınması olanların oruç tutması sakıncalı olmaktadır. Bunun açısından aşırı güneşli ve sıcak havalarda sağlıklı kişilerin bile mümkün olduğunca dışarı çıkmaması önerilmektedir. Ancak aleni havada çalışmak zorunda kalanlar olacağından. Bu kişilerin aleni renkli, bol, pamuklu giysiler giymesi, geniş kenarlı şapka kullanması, baş ve yüzlerini sürekli soğuk suyla yıkaması ve imkânı olanların günde duşa girmesi alabilecekleri birkaç önlem olabilir.

]]>