Diyabetik ürün toplulukları şeker hastalığına çare değil

Diyabetli hastaların yediklerine dikkat etmesi çok önemlidir. Ama sanıldığı gibi, diyet ya da diyabetik ürün toplulukları bu hastalığı yenmeye yardımcı olmaz. Yapılması gereken en doğru şey; sebze-meyveyi bol tüketmek, haftada 2-3 kez kuru baklagil ve balık yemektir.

Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabetli hastaların beslenmesiyle ilgili soruları yanıtladı…

– Diyet ürünleri diyabetik ürün toplulukları midir?

– Piyasada ‘diyet’ ya da ‘diyabetik’ ürün adı altında satılan ürün toplulukları daima tüketiciler tarafından karıştırılıyor. ‘Diyet’ ürün derken, kalori oranı azaltılmış ürün toplulukları kastedilir. Yağ oranları azaltılarak kalori değeri düşürülmüş bu ürün toplulukları, basit şeker de içerebilir. Bu sebeple de içerik ve besin etiket bilgilerinin dikkatli incelenmesi gerekir. ‘Diyabetik’ olarak piyasada olan ürün toplulukları ise daima şekerle değil tatlandırıcılarla tatlandırılmış ürünlerdir, lakin kalori oranları yüksek olabilir. Bu ürünlerin de besin etiketleri dikkatle incelenmeli; besinin kalori değerine, içerdikleri tatlandırıcının türüne, şeker alkolleri kullanılmış ise miktarına, besinin bir boyut miktarsünün içerdiği karbonhidrat oranına bakılmalı.

– Diyet ürünleri diyabete iyi gelir mi?

– Üzerinde ‘diyabetik’ ya da ‘diyet’ yazması, bu gıdanın diyabeti tedavi edici bir özellik taşıdığını ya da diyabete iyi geleceğini göstermez. ABD ve Avrupa otoritelerinin önerilerine göre; bu tarz özel ürünlerin tüketimi, diyabette tedavi planlamasında gerekli değildir. Bu tür ürün toplulukları, beslenme programlarında monotonluktan uzaklaşmak ve çeşitlilik sağlanması açısından uygun miktarlarda tüketilebilir.

– Gizli şekeri olanlar şeker ve çikolatayı hiç yememeli mi?

– Gizli şekeri olan bireylere, öncelikle yaşam tarzı değişikliği, yani düzenli egzersiz, sağlıklı bir beslenme programı ile kilo kontrolü önerilmektedir. Bu biçimde, daha ileri dönemde diyabetin gelişme riski büyük oranlarda azaltılabilir. Son zamanlarda az ölçüde şekerin de sağlıklı bir beslenme programında yer alabileceği bilinmektedir. Ancak bu konuda beslenme uzmanınızdan yardım almalısınız. Çikolata, diyabette genel olarak önerilmez. Çocuk ve gençler kilo problemleri yoksa çok az ölçüde, günde 20 gramı geçmemek kaydıyla diyabetik çikolata tüketebilir.

– Tatlı krizleri diyabet belirtisi olabilir mi?

– Tatlı krizleri şeker metabolizmasındaki bir bozukluğun belirtisi olabilir. Reaktif hipoglisemi, glikoz intoleransı olan ya da diyabetli bireylerin tatlı gıdalara aşırı düşkünlüğü söz konusu olabilmektedir. Bu durum; hipoglisemi (şekerin düşmesi) atakları yaşayan bireylerde vücudun kana hızlı karışan basit şekerlere ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Diyabetli bir bireyde ise kan şekerinin (glikozun) yüksek gitmesine rağmen, vücut tarafından kullanılamaması sonucu vücudun; enerji açısından daha fazla glikoz sağlayabilmek amacıyla karbonhidratlı ve basit şekerli gıdalara yönelmesinden kaynaklanır.

Egzersiz öncesi ve sonrası bol su açısından

– Spor yapan diyabet hastaları vücutlarında oluşan sıvı kaybına karşı ne yapmalılar?

– Sıvı ve elektrolit kaybına karşı su tüketimlerini artırmalıdırlar. Egzersiz öncesi, egzersiz sırasında ve sonrasında bol su içmeleri gerekir. Terlemeyle kaybettikleri sodyum ve potasyumu ise beslenme programlarında potasyum içeriği zengin (portakal, mantar, brokoli, ıspanak, kayısı vb.) besinlere yer vererek ve egzersiz sonrası bir bardak az tuzlu ayran veya bir bardak mineralli maden suyu içerek karşılayabilirler. Şeker kontrolünü sağlamak içise hekiminiz ve diyetisyeniniz ile egzersiz planınızı değerlendirmelisiniz. Egzersiz öncesi ve sonrasında bazı gıdalarla takviye yapılması önerilebilir.

– Marketten ürün alırken diyabet hastaları etiketlerde nelere dikkat etmeli?

– Besin etiket bilgilerini mutlak suretle okumalılar. Bir gıda ürününün üzerinde yer alan besin etiket bilgisi bölümünde; gıdanın enerji, karbonhidrat, protein, yağ ve lif gibi besin öğeleri içeriğini gösteren bir bölüm olur. Bu bölümde gıdanın bir porsiyonunun veya 100 gramının besin değerleri mevcuttur. Özellikle karbonhidrat adetmı uygulayan diyabetliler, besin etiketlerinde tüketecekleri boyut miktarsünü belirleyebilmek açısından bu bölümü öncelikle incelemeli; 100 gramının ve bir porsiyonunun içerdiği karbonhidrat ve şeker alkolerinin miktarına, besinin posa içeriğine ve yağ oranlarına bakmalıdırlar. Tüm diyabetli veya obez bireylerin besini tüketmeden önce ambalajında yer alan içindekiler kısmını da incelemeleri gerekir. Çünkü çoğu birey, besinlerin üzerindeki ‘şekersiz’, ‘şeker ilavesiz’, ‘light’ gibi açıklamaları yanlış değerlendirip, besinin kan şekerini etkilemeyeceğini ya da enerji içermediğini düşünmektedir. Oysa bu ifadeler; gıdanın rahatlıkla tüketilebileceği, sağlıklı bir besin olduğu, enerji içermediği ya da kan şekerini yükseltmeyeceği anlamına gelmez. Besinin içerdiği yağın türü, miktarı, tuz içeriği de dikkate alınmalıdır.

– Fazla tuz sakıncalı mıdır?

– Tuzun içerdiği sodyum, vücut sıvısallarının ozmotik basıncı ve asit-baz dengesi açısından gereklidir. Ancak fazlası vücutta su tutulması ve ödeme yol açar, tansiyon yüksekliğine sebebiyet olabilir. Günlük tuz alımı 4-6 gramı geçmemelidir. Özellikle yüksek tansiyonu veya böbrek, kalp sorunları olanların ise beslenmelerinde tuzu kısıtlamaları gerekir.

Sabah

]]>