Çocuk sağlığı açısından doğru beslenme önerileri

Her anne ve baba çocukları açısından herşeyin en doğrusunu yapmak isterler, vede çocuklarını hayatın olumlu vede olumsuz  her yönünü öğreterek hayata hazırlarlar. Fakat bir çok anne ve baba çocukları açısından yaptığı şeylerin iyi olduğunu düşünerek, aslında  yaptıkları davranışların çocukları açısından gerek beslenme, gerekse ahlaki açıdan yanlış bilgilendirmeleri  oldukça mevcut. anne ve babalar çocuklarınızın sağlıklı beslenmesi yalnızca sizin elinizde çocuklarınız açısından herzaman hazır yiyeceklerden sakınmalısınız. Her yiyeceğin hazırını değilde organik olması açısından ellerinizle uygulayabilir , ve çocuğunuzun yediği gıdanın içerisinde en azından ne katkı maddesi olduğunu bilirsiniz. Çocuklarınızın sağlıklı bireyler olması açısından temelini sizler çocukken hazırlarsınız. Lafımı fazlaca uzatmadan sizlere çocuklarımızın doğru beslenmesi açısından önemli makaleler öneriyoruz, aşağıda vermiş olduğumuz yazıya mutlak suretle bir göz gezdirmenizi öneriyoruz…

Çocukta düzenli öğünler dahilinde yeme alışkanlığı geliştirilmelidir. – Bunu becerebildik sanırım. Yemek saatlerimiz her gün üç aşağı, beş yukarı aynı…
Günlük beslenmesinde tüm besin gruplarına yer verilmelidir. — Bunu da yapıyoruz. Mutlaka her gün et, sebze ve karbonhidrat gruplarından bir şeyler giriyor midemize… İlk başlardaki “bir gün et, bir gün tavuk yesin!” saplantımı pratiğe dökemediğimi fark ettim. Ancak haftalık dağılıma baktığımızda -ki uzmanlar genelde onu öneriyorlar- sağlıklı bir yayılım söz konusu…
Su içme alışkanlığı kazandırılmalı, hazır meyve suları ve kolalı içeceklerden mümkün CocuklardaDogruBeslenmeolduğunca uzak tutulmalıdır. – Bu konuda çok dikkatliyiz. Deniz henüz kolalı içeceklerin tadını bilmediği gibi bize özenmemesi açısından biz de minimum ölçüde alıyor, onun önünde içmemeye gayret ediyoruz. Meyve suyu da lakin özel durumlarda (dışarı çıktığımızda ya da bize misafir/oyun grubu geldiğinde) tükettiğimiz bir içecek. Yemeklerde su, öğün aralarında bir şey isterse süt içiyor Deniz.
Yemek bir ödül unsuru olarak kullanılmamalıdır. — Böyle bir durum hiç gündeme gelmedi.
Yemek bir baskı konusu olarak gündeme gelmemeli, kişiye yemeğiyle ilgili baskı yapılmamalıdır. — Hah! Bu ise bambaşka bir konu. Evde Deniz’le en çok çekiştiğimiz konu yemeğini (kendi kendine) yiyip yememesi. Hele de son bir kaç aydır tehditsiz, yardımsız, kızmasız bir öğün bitirdiğimizi hatırlamıyorum. Bunun doğru olmadığını -utanarak, üzülerek- biliyorum. Başka türlü zaten azıcık koyduğum porsiyonunu nasıl bitirteceğim konusunda iyi bir fikri olan varsa lütfen söylesin!..
Abur cubur diye tabir edilen her türlü yapay ve hızlı tüketim malzemesi olan yiyeceklere alıştırılmamalıdır. – Evimizde hiçbir zaman jelibon, lolipop gibi abur cuburlar olmuyor zaten. Lolipopun doktora gidince verilen bir şey olduğunu düşünüyor Deniz (Halbuki ne büyük tezat! Balon versenize kardeşim, şeker sebebiyet?!). Fast food denen şeyle zaten henüz tanışmadı.
Ara öğün alışkanlıkları kazandırılmalı, bu öğünlerde ise meyve sebze gibi şeylerin tüketimine teşvik edilmelidir. – Geçende tam da bunu yazmıştım!
Sağlıklı ve sağlıksız gıdalar arasındaki ayırım, didaktik değil ama eğlenceli bir biçimde öğretilmelidir. — Little Critter gibi kitaplar sayesinde hangi yiyeceklerin çocukların gerek büyümeleri, gerekse dişlerinin sağlığı açısından faydalı/zararlı olduğunu eğlenceli bir biçimde öğreniyoruz.
Çocuğun yaşına ve beğenisine uygun bir fiziksel aktiviteye katısallması sağlanmalıdır. — Çok şükür yaşımız itibarıyla zaten yerimizde durmuyoruz.
“Tombul” çocuğun sağlıklı çocuk olmadığı yetişkinlerce kabul edilmelidir. – 90′lık babaannem dışında ailemizde buna inanan yok zaten.
Çocuklarını bu biçimde yönlendiren yetişkinler, kendi yeme düzenlerinde de bu disiplinin etkisini göreceklerdir. – Bu da doğru… Deniz hayatımıza girdikten sonra biz de daha düzenli beslenmeye dikkat eder olduk.

]]>