Çernobil Karadeniz’de kanseri artırdı mı?

TBMM Kanser Araştırma Komisyonu tarafından yapılan araştırmalar, 1986 yılındaki Çernobil faciasının Doğu Karadeniz’deki kanser vakalarını artırdığına dair bir emareye rastlanmadığını ortaya çıkardı.

Türkiye’deki kanser hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon üyeleri Rize ve Gümüşhane’deki temaslarının ardından bugün da çalışmalarını Trabzon’da yürütüyor.

Temaslarına Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki inceleme ile başlayan komisyon, daha sonra Trabzon Valiliği’ni ziyaret etti. Vali Vekili Aziz Mercan ile bir süre görüşen komisyon üyeleri, daha sonra İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinden ildeki kanser vakaları ve sağlık yatırımlarına ilişkin brifing aldı.

Komisyonu Başkanı Kemalettin Aydın, brifing öncesi yaptığı açıklamada, komisyon olarak, Nevşehir ve ABD’deki incelemelerinin ardından Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki kanser vakalarında artışın olup olmadığı, Çernobil hadisesinin bölgede etkisinin olup olmadığını yerinde görmek, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarından bilgi almak üzere 3 gündür bölgede olduklarını kaydetti.

Aydın, şu ana kadar yaptıkları incelemelerin uluslararası kanser değerlendirmesini yaptıklarında, Doğu Karadeniz’de hem Türkiye’nin diğer bölgeleri ile hem de dünya ile bir farklılığın olmadığını gördüklerini vurguladı. Bu konuda Ankara’daki bilim insanlarından aldıkları verilerin de bu doğrultuda olduğunu anlatan Aydın, bölgeden aldıkları verilerin de bunu gösterdiğinin altını çizdi.

“Çernobil’in etkisi yok”

Komisyon Başkanı Aydın, incelemelerinde ayrıca, 1986 yılındaki Çernobil faciasının Doğu Karadeniz’deki kanser vakalarını artırdığına dair bir emareye rastlanmadığı bilgisini verdi. Aydın, şöyle konuştu:

“1986′dan beri bölgede özellikle psikolojik travma diyeceğimiz boyutta karmaşaya, insanların psikolojisini dahi karıştıran sorunlara sebep olan Çernobil ile ilgili olarak da hem Atam Enerjisi Kurumu’ndan, hem de diğer üniversiteler ile Sağlık Bakanlığı Kanser Savaş Dairesi, TÜİK verilerinden ve bölgede yaptığımız incelemelerden de 1986′daki Çernobil faciasının bölgede kanser vakalarını artırdığına dair bir emareye rastlanmadı. Çünkü buradaki bütün vakalar Türkiye’nin tüm her yerinde olduğu benzerlikte. Herhangi bir artışa sebebiyet olmadığını tespit ettik.”

Aydın, Atam Enerjisi Kurumu’nun en son 2008 yılında çayların gömülü olduğu alanlar ve depolarda yaptığı incelemelerde de bundan sonra böyle bir takibin dahi gerek kalmadığının anlaşıldığına işaret etti.

“Akciğer ve meme kanseri önde”

Türkiye’deki kanser vakalarında erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanserinin başta geldiğini vurgulayan Aydın, bu kanserlerin de önlenebilir olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin dünyadan farklılığının bu olduğunu ifade yapan Aydın, “Bizdeki önde olan kanser vakalarının önlenebilir olduğu tespit edildi. Özellikle akciğer kanserinin yüzde 80 oranında sigaraya bağlı olduğunu biliniyor. Bu konuda sigarayla ilgili düzenlenen kanunun daha katı kurallarla uygulanması açısından lakin eksiklik varsa bunların giderilmesini arzu ediyoruz. Bu konuda Türkiye’nin daha dikkat etmesi gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bir diğer eksikliğin ise toplumsal bilgilendirme olduğunu anlatan Aydın, “Ön taramalar ve toplumsal bilgilendirmeler ile erken tanı sayesinde yüzde yüz yaşamın sağlanabileceği meme, prostat, mide ve bağırsak kanserleri konusunda toplumsal bilgilendirmenin artırılmasına ihtiyaç olduğunu gördük. Bugün ve bundan sonraki süreçte de bunu sürdüreceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>